gebze-nakliyat.com resmi web sitesi

Ahmet Kaya Ah Ulan Rıza Şarkı Sözü

Neden hala gelmedi?
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama..
En azından birine sorar.
Cebimde bir lira desen yok!
Madara olduk meyhaneye
Ahh eşek kafam benim.
Nasıl da güvendik bu hergeleye?
Gelse balığa çıkacaktık
Ne çekersek kızartıp rakıyla yutacaktık.
Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp,
Enterasan hayellere dalacaktık.
Bu sandalı geçen hafta çalıntıdan düşürdük
Arkadaşlar ısrar etti,
Biz de iyi olur, bize uyar diye düşündük.
Saat sekizde gelecekti.
Bana beş milyon borç verecekti..
Yoksa O nemrut karısıkaçtı da,
Onun peşinden mi gitti?
Eğer öyleyse yandık!
Gudubet gene yaptı yapacağını!
Geçen sene merdivenden itip
Kırmıştı Rıza’nın bacağını
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,
Ya da horlarken Rıza’yı boğacak.
Bak şimdi acıdım, aşkolsun adama…
Ben olsam vallahi başedemem!
Hele beş tane velet var ki boy boy,
Allah’tan düşmanıma dilemem
Aslında iyi çocuktur Rıza , efendi huyludur.
Herkesin suyuna gider.
Yoksa, kalıba vursan hani,
Tek başına on tane adam eder.
Bir keresinde hiç unutmam,
Üç beş zibidi haraca dadandı.
Rıza sandalyeyi kaptığı gibi
Herifleri hastaneye kadar kovaladı!
Aynı mahallede büyüdük,
Aynı kızları sevdik,
Aynı kafadaydık.
Orta ikiden bıraktık, matematik ağır geliyordu.
Biz başka havadaydık.
Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,
Aynı takımı tutardık.
Fener’in maçına iddiaya girer,
Millete az mı yemek ısmarlattık.
Bir tek askerde ayrı düştük.
Bana Bornova düştü, ona Gelibolu.
Döner dönmez evlendirdiler,
En büyük salaklığı da bu oldu.
Ben se hiç düşünmedim, zaten param yoktu.
Hep tek tabanca gedim…
Benim beğendiğimi anam istemedi,
Onun gösterdiğini ben sevmedim.
Neyse bunlar derin mevzu..
Anlaşıldı bu herif gelmeyecek
Ufaktan yol alayım.
Anam evde yanlız, şimdi meraktan ölecek.
Gittim, vurdum kafayı yattım.
Rüyamda gördüm gülümseyerek geldiğini…
Ne bilirdim yolda kamyon çarpıp,
Hastaneye kavuşmadan can verdiğini?!
Vay be Rıza………..
Sonunda sen de düştün Azrail’in peşine!
Dün boşuna günahını almışım.
Ne olur kızma bu kardeşine…
Öğlen kahvede söylediler. Rıza ölmüş! dediler.
Ne kolay söylediler.
Sanki dev bir taş ocağını,
Kökünden dinamitleyip, üstüme devirdiler!
Ahh dostum… O kocaman gövdene
O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?
O zalim tabutun tahtalarını,
Senin üzerine nasıl böyle çivilediler?
Yani sen şimdi gittin!…
Yani bir daha olmayacak mısın?
Yani bir daha borç vermeyecek,
Rakı ısmarlamayacak mısın?
Peki, beni kim kızdıracak?
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki, beni bu köhne dünyada
Senin anladığın kadar kim anlayacak?
Ulan Rıza…..
Ne hayallerimiz vardı oysa…
Ne acayip şeyler yapacaktık.
Totoyu bulunca dükkan açıp,
Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık.
Talih yüzümüze gülecekti be…
Karıyı boşayıp,
Sıfır bir Mercedes alacaktık.
Hafta sonu iki yavruyu kapıp
Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık.
Ah ulan Rıza…….
Bu mahallenin nesini beğanmedin de,
Öte yana taşındın?
Arasıra gıcıklaşırdın ama inan…
Benim en kral arkadaşımdın.
Ulan Rıza….ben şimdi bu koca deryada tek başıma ne halt
ederim?
Senden ayrılacağımı sanma…
Birkaç güne kalmaz ben de gelirim.

Ahmet Kaya Ah Şarkı Sözü

Yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
Bulutlu siyah ah bulutları eflatun
O boy aynasından çıktı fransızın malı
Vişne asidi vardı tadında rujunun
Ah sinema yıldızı filan olmalı
Ağızlığı kristal son derece uzun
Bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
Alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
Ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
Saçlarından incecik su tozu dökülüyor
Sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
Karartma başlamış ışıklar örtülüyor
Ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
Kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam
Çok vapurun battığı bir liman orospusu
Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
Ay ışığında deniz akordeon solosu
Pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam
Görkemli çadırında italyan lunaparkın
Sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini
Ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın
Sutyenler tutmuyor çılğın göğüslerini
Kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın
Kim görse şaşırır sakalının süslerini
Tavana asılmış sosyalist saçlarından
Ah sabah sabah omuzları kan içinde
İşkence sonrası genç bir kadın militan
Yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde
Adı bile çıkmamış dudaklarından
Doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde

Ahmet Kaya Ağlama Bebeğim Şarkı Sözü

Ağlama bebek, ağlama sende
Umut sende yarın sende.
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye,
Bu suskunluk, bu durgunluk, sıkıntın niye.

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır
Bir hayat var.

Ağlama bebeğim ağlama sende
Acı sende hasret sende.
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye,
Bu küskünlük, bu dargınlık, kızgınlık niye

Ahmet Kaya Ağladıkça Şarkı Sözü

Dağlarda öfkeli başım
Serhatta hep akşam oluyor
Nasipsiz kıştan mı
Yağmurdan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça ağladıkça, dağlarımız yeşerecek
Görecek göreceksin, ağladıkça ağladıkça
Geceyi tutacağız, görecek göreceksin
Ağladıkça ağladıkça güneşi tutacağız
Görecek göreceksin

İlk yazda bitti telaşım
Alnımda hep kavga duruyor
Vakitsiz hırstan mı
Bahardan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça ağladıkça, bozkırlar yeşerecek
Görecek göreceksin, ağladıkça ağladıkça
Güneşi tutacağız, görecek göreceksin

Ahmet Kaya Adı Yılmaz Şarkı Sözü

Dalyan gibi bir çocuktu
Benim gözümde küçüktü
Küstüde dağlara çıktı
İner mi inmez mi bilmem

Şimdi dağların tozudur
Belki isyanın sazıdır
Halen kalbimde sızıdır
Diner mi dinmez mi bilmem

Adı Yılmaz kendi yılmaz
Makamı yok dem tutulmaz
Dağlara soru sorulmaz
Döner mi dönmez mi bilmem

Mavi gözleri boncuktur
Ölüm korkusu şuncuktur
Azrail atı kancıktır
Biner mi binmez mi bilmem

Parkasına kar yağmıştır
Bir kenarda ağlamıştır
Belki elleri yanmıştır
Söner mi sönmez mi bilmem

Adı Yılmaz kendi yılmaz
Makamı yok dem tutulmaz
Dağlara soru sorulmaz
Döner mi dönmez mi bilmem

Ahmet Kaya Adı Bahtiyar Şarkı Sözü

Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevdanın hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken
Cıgara içerken yahut coblanırken
Kimseyle konuşmaz dal gibi titrerdi
Çocukça sevdiği çiçeği sularken
Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
Suçu saz çalmakmış öğrendiği kadar
Geçiyor önümden gül yüzlü Bahtiyar
Yara aldığı yerde kalan sazı kadar
Beni tez saldılar o içerde kaldı
Çok sonra duydum ki Yozgatta sürgünde
Ne yapsa etse üstüne gitmişler
Mavi gök yüzünü ona dar etmişler
Gazetede çıktı üç satır yazı ile
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
Birileri ona ölmedin diyorda
Ölüm ilanında hüzünle gülüyordu

Ahmet Kaya Ada Sahilleri Şarkı Sözü

Ada sahillerinde bekliyorum
Her zaman yollarını gözlüyorum
Seni senden güzelim istiyorum
Beni şad et şadiye başın için
Her zaman sen yalancı ben kani
Her zaman orta yerde bir mani
Her zaman sen uzakta ben müştak
Her tellakide bir hayalin berrak
Nerede o mis gibi leylaklar
Sararıp solmak üzere yapraklar
Bana mesken olunca topraklar
Beni yad et güzelim başın için

Ahmet Kaya Acılara Tutunmak Şarkı Sözü

Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimiz de
O yuvasız çalıkuşu
Bense kafeste kanarya

O dolaşmış daldan dala
Savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi
Başkaldıran dizelere

Aramakmış oysa sevmek
Özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş
Düşsel bir oyuncağı

Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye bir şey varmış
Sevmek diye bir şey yokmuş

Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacık konuklukta
Deprem kargaşasında

Yaşadım birkaç bin yıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimiz de

Acılardan arta kalan
İşte bu bakışlarmış
Buğu diye gözlerimde
Gün batımı bulutlarmış.

Ahmet Kaya Acı Ninni Şarkı Sözü

Uyusun ha iyi büyüsün
Camlar buğulanmasın
Sen uyu uyusun
Bulutlar uyanmasın
Işıklar uyanmasın
Camlar buğulanmasın.

Sen uyu, uyanmasın
İstanbul uyusun
Karagümrük uyusun
Fatih uyusun
Atatürk bulvarında
Rüyalar büyüsün.

Sen uyu, uyusun
İstanbul uyanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın
Cibali uyanmasın
Kalbim buğulanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın.

Dilovasında Sınır Kavgası

Dilovası Koruma ve Geliştirme Platformu, Dilovası’nın ilçe olmasından sonra değişen sınırlarını kabul etmediğini belirterek Dilovası’na yapılan haksızlığın giderilmesini istedi. Kalabalık bir grupla basın açıklaması yapan Dilovalılar sordu: “Bize ait olan yerler hangi mantıkla ve hangi gerekçelerle Gebze’ye verildi?”
 
 
 
Gebze’de sınır tartışmaları devam ediyor. Yerel yönetimler yasasıyla birlikte ilçe olan Dilovası da sınırlarını kabul etmiyor. Dilovası Koruma ve Geliştirme Platformu, ilçe statüsüne kavuşan Dilovası ile Gebze arasında yaşanan sınır anlaşmazlığını tekrar gündeme getirmek için önceki gün Dilovası DYO sapağında basın açıklaması yaptı. Mimar Alparslan Artut’un Platform adına yaptığı açıklamada Dilovalılar ilçe sınırları konusunda kendilerine haksızlık yapıldığını iddia ederek sorunların çözülmesini ve sınırların düzeltilmesini istediler. Mimar, Artut, yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:Bugün bizler Dilovası  Koruma ve Geliştirme Platformu olarak demokratik bir hakkımızı kullanmak  üzere  Dilovamızın  geleceğini  ve  yarınlarını  ilgilendiren  bir  konuda   kamuoyunun, sivil  toplum  örgütlerinin  ve  en  önemlisi Dilovası  halkının  iradesini  ortaya  koymak  üzere  basın  açıklaması  yapmak  için  toplanmış  bulunuyoruz.
Bugün Dilovası için buradayız. Bugün Dilovası adına yapılan bir haksızlığı, tüm kamuoyuna anlatmak için buradayız. Bugün Dilovası’nın geleceğinin şekillenmesinde bir katkı sunmak amacıyla buradayız.
Dilovası bulunduğu coğrafi ve sosyolojik konum itibarı ile önemli ve değerli bir yerdir. İçinde barındırdığı otoyolu, karayolu, denizyolu ve limanları ile de ekonomik anlamda da çok avantajlı bir yerdir.
Sanayi kenti olmasına rağmen bu zenginliğe hiç ama hiç yakışmayan bir Dilovası. Dilovası şu anki konumundan en az 20-30 yıl daha ilerde olması gerekiyor. Yani Sözün kısası Dilovası, Dilovası sanayisinden yeterli derecede faydalanamıyor. Değerli dilovalılar her konuda kaybeden biz olduğumuz gibi bugün burada toplanmamızın amacı olan ilçe sınırları konusunda da, masa başında kaybeden maalesef yine Dilovası olmuştur.
Bildiğiniz gibi Dilovası, 1986 yılında Belediye oldu. Belediye Olurken Muallimköy ve Çerkeşli Köyleri Dilovası’na bağlı idi. Mart 2008’de de hak ettiğimiz üzerede İlçe olduk. İlçe olması Dilovasına her anlamda değer katmıştır. Ama bu demek olmuyor ki daha önce bize bağlı alanlar, ilçe olduktan sonra Gebze Belediyesine bağlansın. Evet değerli Dilovalılar, İşte biz bugün bunun için toplandık. Bize ait olan yerler hangi mantıkla ve hangi gerekçelerle Gebze’ye verildi.
Dilovası Koruma ve Geliştirme platformu olarak, teknik kadrodan oluşan bir komisyonla bu konuyu derinlemesine araştırdık. Tüm Kanunlar, yönetmelikler, tüzükler ve haritalar detaylı bir şekilde araştırıldı ve incelendi. Bu haksız sınırlar çizilirken acaba kanuni gerekçeleri olabilir mi diye. Ama inceledik ki yeni oluşturulan sınırlar kanun ve yönetmeliklere de aykırı. Yani hem kanunen hem de vicdanen Dilovası’na haksızlık yapıldığını gördük.
Şimdi bu sınırlar çizilirken Dilovası nerdeydi, Dilovası belediyesi nerdeydi diye aklımıza soru gelebilir. Bunlara çok fazla takılmak enerjimizi azaltır düşüncesindeyiz. Biz önümüze bakıyoruz. Zaten işini tam yapamayanı halk bir şekilde cezalandırıyor.
Bugün üzerinde Basın açıklamasını yaptığımız yerin hemen karşısındaki yer Gebze’ye bağlıdır. Çok tuhaftır ki Gebze ye bağlıdır.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

gebze-nakliyat.com resmi web sitesi
GebzevipNakliyat - gebzenakliyat.org - web tasarim