gebze-nakliyat.com resmi web sitesi

Yavuz Doğan İstifa Etti

GOSB Gebze Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti Başkan Yardımcısı Dr. Yavuz Doğan, bugün GOSB Yönetim Kurulu Üyeliğinden ve Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etti. Doğan, Müteşebbis Heyet’teki görevine devam edecek.
 
 
 
GOSB Gebze Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti Başkan Yardımcısı Dr. Yavuz Doğan, bugün GOSB Yönetim Kurulu Üyeliğinden ve Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etti. Doğan, Müteşebbis Heyet’teki görevine devam edecek.
Öte yandan Yavuz Doğan, 15 Nisan 2010 Perşembe günü TAYSAD Konferans Salonu’nda saat 15.00’da bir basın toplantısı düzenleyerek istifası ve sonrası yaşanan gelişmelerle ilgili olarak açıklamalarda bulunacak.

Sıkıysa Carlos Bulunsun

Onlarca dolandırıcılık suçundan aranırken bir Türk ile evlenip sahte pasaportla Türkiye’ye kaçan Amerikan vatandaşı, 4500 dolar maaşla ABD Büyükelçiliği’nde aşçı olarak işe girdi. Leonardo DiCaprio ile Tom Hanks’in “Sıkıysa Yakala” filmini anımsatan vurguncuyu CIA yakaladı.
BAŞROLLERİNİ ünlü aktörler Leonardo DiCaprio ile Tom Hanks’in paylaştığı “Sıkıysa Yakala” filmi Türkiye’de gerçek oldu. ABD’nin Florida eyaletinin Tampa Bölgesi’nde yaşayan Brezilya asıllı Amerikan vatandaşı Carlos Enrique Rodriguez’in (34) adı, 2006 yılı ile 2008 yılı arasında 26 ayrı dolandırıcılık olayına karıştı. Onlarca farklı kimlikle yaşayan Rodriguez, hakkında açılan davalarda gıyabi olarak yargılanırken, 2008 Mayıs ayında ABD’ye tatile giden Türk vatandaşı F.R. (27) ile tanıştı, üç ay sonra da F.R.’ye evlenme teklif etti. İkili 2008 Ağustos ayında bir kilisede evlendi.

Eşinden gizledi

Türk eşinden dolandırıcılığını gizleyen Rodriguez, 24 Ekim 2008’de yargılandığı ilk davadan 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karar, Tampa’daki Hillsborough Şerif Ofisi’ne gönderilerek Rodriguez’in gözaltına alınması istendi. Ancak polisler mahkeme kayıtlarındaki adreslerde Rodriguez’e ulaşamadı. Bu arada dolandırıcı, eşi F.R.’ye durumu anlatarak Türkiye’ye kaçmaları gerektiğini söyledi.

Kendisine, “Carlos Sakazar” adına düzenlenmiş sahte bir pasaport yapan Rodriguez, 2009 Ocak ayında eşiyle birlikte Türkiye’ye geldi. Ankara’da Ümitköy’de lüks bir eve yerleşen ikili, iş aramaya başladı. ABD’de bir süre lokantalarda çalıştığı öğrenilen Rodriguez, 2009 Şubat’ında kendisine bu kez sahte bir aşçılık sertifikası düzenledi.

CIA ortaya çıkardı

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne giden Rodriguez, aşçı olduğunu ve hayatının geri kalan kısmını Türkiye’de geçirmek istediğini söyleyerek iş istedi. Yapılan güvenlik taramasının ardından Rodriguez, 4500 dolar maaşla ABD Büyükelçiliği’nde aşçı olarak işe alındı. Elçilikte aylarca “Carlos Sakazar” ismiyle aşçı olarak çalışan Rodriguez’in ilginç oyunu, CIA’nın Türkiye’de görev yapan irtibat ajanlarınca ortaya çıkarıldı. Geçtiğimiz Mart ayında elçilikte çalışan tüm personelin bilgilerini tek tek kontrole alan ajanlar, aşçının kimlik bilgilerinin ve vatandaşlık numaralarının ABD’de başka bir isme daha kayıtlı olduğunu tespit etti.

Kimliğini itiraf etti

Ankara Emniyet Müdürlüğü’yle irtibata geçen ajanlar, Rodriguez’in evinde yakalanarak gözaltına alınmasını talep etti. Yabancılar Şubesi ve Mali Suçlar Bürosu ekiplerinin düzenlediği ortak operasyonla yakalanan Rodriguez, yapılan sorgusunda gerçek kimliğini açıklamak zorunda kaldı. Rodriguez daha sonra polis eşliğinde ABD’ye getirilerek güvenlik görevlilerine teslim edildi.

İşte o film

ORJİNAL adı “Catch Me If You Can” olan Sıkıysa Yakala’da, FBI’ın “En Çok Arananlar” listesindeki en genç dolandırıcı unvanını elinde tutan Frank W. Abagnale’in öyküsü anlatılıyor. 26 ülkede 2,5 milyon dolarlık vurgun yapan Abagnale’yi Leonardo DiCaprio, onu yakalayan çalışan FBI ajanını ise Tom Hanks canladırıyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli

MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Adalet önünde hesaptan kaçan, milletvekili dokunulmazlığına sığınan adalet kaçkını başbakan ve bakanlar, Avrupa’da yoktur” dedi.
Partisinin 1. Bölge İstişare toplantısında Başbakan Erdoğan ve hükümete yüklenen Bahçeli şunları söyledi:

Parti kapatma ve yargı bağımsızlığı konularında Avrupa’yı bahane etmek en büyük yalan ve saptırmadır. Avrupa Birliği (AB) şartlarında, etnik bölücülük yapmak, bölünme çağrılarında bulunmak, anayasaya bölücülüğü uydurmak yoktur. AB ülkelerinde, yolsuzlukları aklamak, yaptıklarını suç olmaktan çıkartmak için kendine göre yargı sistemi arayışına giren iktidar yoktur. AB’de hakkında ‘kalpazanlık ve evrakta sahtecilik’ suçlamalarıyla dosyası Mecliste duran ve hesap vermeyi geciktiren bir başbakan örneği de yoktur.

Okyanus ötesinin ılımlı İslam denilen garabetine figüranlık yapanları, yabancı servislerin hizmetinde, gayr-i müslimlerin icazetinde olanları, bu yollarından dönmedikçe, nedametlerini duymadıkça benimsememiz asla ve asla mümkün olmayacaktır. Sahte imzalı ve eksik metinlerin milletimize ‘ya üç günde okursun ya da keyfin bilir’ dayatmaları ile sonuç getirmesi imkansızdır.

Bunlar ‘hepimiz Ermeniyiz’ diyen, ecdadımızı soykırımla suçlayan, Peşmergelerle kucaklaşanlardır. Bunlar Kandil’de teröristle buluşanlar, Habur’da alkışlayanlardır. Washington’da Amerikalı, Erivan’da Ermeni, Erbil’de Peşmerge, Brüksel’de Avrupalı olup, ne acıdır ki Ankara’da bir türlü Türk olamayanlardır.

Fransız Bilimler Akademisi

 
Fransız Bilimler Akademisi 1666’da, Rus Bilimler Akademisi 1724’te, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ise 1993’te kuruldu. Aradaki boşluk doldurulabilir mi? TÜBA Başkanı Prof. Yücel Kanpolat’a göre mümkün değil. Peki Prof. Şerif Mardin neden kabul edilmedi TÜBA’ya? Cevap net: “Said-i Nursi çalıştığı için değil, Said-i Nursi’yi fazla parlattığı için…”
DOĞAN Kuban, Cumhuriyet Bilim Teknik’te yazmasaydı, Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) hâlâ bir binasının olmadığını öğrenemeyecektik. TÜBA Başkanı Prof. Yücel Kanpolat’la buluşup konuşmasaydık, TÜBA’nın çalışmalarını ve bu arada Prof. Şerif Mardin’in TÜBA’ya neden alınmadığını da öğrenemeyecektik. Doğal olarak, Prof. Kanpolat’ın, “Ben diyorum ki TBMM’nden birisi gelsin, devletin bize verdiği dört milyon Euro’nun hesabını sorsun. Bu parayla bilim adına ne yaptın diye sorsun” çığlığını da duyamayacaktık. Hoca’nın, “Böyle bilim yüzyılı olur mu” diyen haklı serzenişini de.

İstanbul envanteri

Kanpolat Hoca’yı, İstanbul envanteri için çalışan bir toplantıda bulduk. İstanbul envanteri, öyle iki kelimeden ibaret değil. Prof. Kanbolat, İstanbul’un bütün camilerini, bütün çeşmelerini, bütün mescitlerini, bütün kiliselerini, bütün türbelerini ve buna benzer her şeyini tespit edip modern anlamda bir envanter çıkartacaklarını söylüyor. Peki bugüne kadar neden böyle bir envanter çalışması yapılmamış acaba? Kimse akıl etmemiş de ondan!

Prof. Kanbolat, TÜBA’nın Türkiye’nin bilgi toplumu olmasını sağlamak için çabaladığını vurguluyor sık sık. “Bunun için de bilim eğitimi veriyoruz” diyor: “TÜBA üyeleri bu bilim eğitimi için yeterli değil. Çünkü Türkiye’de 15 milyon öğrenci var. Biz de öğretmenlerden bu işe meraklı olanlara bilim eğitimi vererek bu öğrencilere ulaşmaya çalışıyoruz.”

Bilim eğitimi

İyi de nasıl oluyor bu bilim eğitimi? Öğretmenler neler öğreniyor? “Hocaları” diye anlatıyor Prof. Kanpolat, “bilimsel kavramlarla tanıştırmaya çalışıyoruz. Bir hocamız çıkıyor Galile’yi anlatıyor. Amacımız hocaların kafasında bir konsept oluşturmak. Buralardan yetişen öğretmenler uluslararası toplantılarda bildiriler sundular ve çok da başarılı oldular.”

Bu kadar değil elbet. Bir de Massachusetts Institute of Technology (MIT)’den yola çıkarak oluşturdukları ‘Open Courses (Açık Ders)’ projesi var: “Bunu ilk kez MIT yaptı. Branşlarında uzman olan bilim insanları ders anlatıyor ve bunlar bilgisayara konuluyor. Siz bilgisayarın düğmesine basıyorsunuz ve branşının en iyi hocası karşınıza çıkıp size ders veriyor. Dünyada MIT’ten sonra bunu yapan ikinci bilim kuruluşu biziz. Türkiye’nin veya dünyanın neresinde olursanız olun buna ulaşabiliyorsunuz. Böylece boş geçen ders olmuyor, bir de en iyi hocalar ders vermiş oluyor. Şu anda 59 üniversite bu sisteme bağlandı.”

Ders kitapları projesi de buna destek mahiyetinde zaten. TÜBA, dünyadaki en iyi ders kitaplarını tercüme ettirip öğrencilere dağıtıyor. Böylece dünyanın en iyi ders kitaplarına ulaşmış oluyor öğrenciler.
Peki bina? Bütün cumhurbaşkanları söz verdiği halde, hâla bir binaları yok…

Taraftarı gibi davrandı

* TÜBA neden sosyal bilimlere üvey evlat muamelesi yapıyor?
- Türkiye, TÜBA’dan önce kaç sosyal bilimciyi tanıyordu ki? 24 sosyal bilimci üyemiz var TÜBA’da. Çok mu, hayır az.

* Prof. Şerif Mardin gibi bir ismin TÜBA tarafından reddedilmemesi skandal değil mi sizce?
- Şerif Mardin meselesi çok soruldu. Bizde seçme süreci çok ağırdır. Kırk tane yerden incelenir. Şerif Hoca da belli kriterlere göre değerlendirildi. Sonra da oylandı ama geçemedi.

* Şerif Mardin’in Said -i Nursi çalışmasının TÜBA tarafından reddedilmesinde ne kadar etkili oldu?
- Şerif Mardin, Said-i Nursi üzerine çalıştı diye değil de, Said-i Nursi’yi fazla parlattı diye eleştirildi. Ben bilim insanı olarak her konuda çalışabilirim. Ama üzerinde çalıştığım kişinin sadece iyi yanlarını yazarsam bu bilim ahlâkına sığmaz. Şerif Bey bu konuda taraf gibi davrandı.

Böyle bilim yüzyılı olur mu?

* Bilim yüzyılının içeceği cola, yiyeceği fast food, en çok okunan kitabı Harry Porter. Böyle bir bilim yüzyılı olur mu? Yarım trilyon doları kozmetiğe yatıran bilim toplumu olur mu?

İşgaldeki ayıp

Ben bunu söylemekten utanıyorum ama Irak’ın işgaline Atatürkçü Düşünce Derneği de ses çıkarmadı, dünya bilim akademileri de ses çıkarmadı, Fethullah Hoca da ses çıkarmadı, Papa da ses çıkarmadı. Onlar da gidip dünyanın en değerli tarihi miraslarından birini darmadağın ettiler.

Gençler akademisi

Genç Bilim Akademileri konseptini ilk ortaya koyan Alman Brendenburg Bilimler Akademisi ile TÜBA oldu. Biz bunu 2001 yılında hayata geçirdik. Almanlar bizim örneğimizi çok beğendi.

Yanlış İhbar Olsa Gerek

Ege Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nin karaciğer nakil sorumlusu Prof. Dr. Ahmet Çoker, yetki belgesini sahte evraklarla aldığını öne süren isimsiz e-postalar nedeniyle istifa etti. Kariyeri organ naklinde büyük başarılarla dolu Prof. Çoker’in istifasıyla, dünyanın sayılı merkezleri arasında gösterilen üniversitedeki karaciğer nakilleri durdu.
İZMİR’de ilk karaciğer nakli, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde yapıldı. Ege Üniversitesi Hastanesi ise, 1994’ten itibaren, Prof. Dr. Yaman Tokat başkanlığındaki uzman ekibin özverili çalışmasıyla, karaciğer canlı naklinde dünyanın ilk üç merkezinden biri haline geldi. 2004’te Prof. Dr. Tokat İstanbul’a transfer olunca, bayrağı Doç. Dr. Murat Kılıç başkanlığındaki ekip devraldı. Özel sektörün ısrarlı çağrıları sonunda Doç. Dr. Kılıç ve ekibi de Haziran 2009’da üniversiteden ayrıldı.

İlk krizi o çözmüştü

Bu iki ekibin ayrılması sonrası, Ege Üniversitesi Hastanesi’nde bir buçuk ay yapılamayan karaciğer nakilleri, bir kez daha, bu kez isimsiz ihbar e-postaları nedeniyle sekteye uğradı.

Ege’de karaciğer nakillerini durduran isimsiz ihbar e-postalar, bir önceki krizi çözen Prof. Dr. Ahmet Çoker’i ‘vurdu’. İzmir’deki ilk karaciğer naklinde imzası bulunan, bugüne kadar 30’a yakın pankreas nakli gerçekleştiren, karaciğer, safrayolları ve pankreas cerrahisinin bilinen isimlerinden Prof. Dr. Ahmet Çoker, ‘Karaciğer Nakil Sorumlusu’ Prof. Dr. Yaman Tokat oldu. Sağlık Bakanlığı, Prof. Dr. Ahmet Çoker’e yetki belgesi verdi, nakiller yeniden başladı.

Nakiller tamamen durdu

Ancak Prof. Dr. Ahmet Çoker başkanlığındaki ekip çalışmaya başladıktan sonra, öğretim üyelerine gönderilen isimsiz e-postalarla, yetki belgesinin sahte belgelerle alındığı iddia edildi. Sağlık Bakanlığı ihbarlar üzerine soruşturma açtı. Bu gelişmeler üzerine Prof. Dr. Çoker istifa etti. Üniversitenin karaciğer nakil grubunda yetkili cerrah kalmayınca, nakiller durdu.

Rektör: Desteğimiz tam

EGE Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, her zaman Prof. Dr. Ahmet Çoker’in arkasında olduklarını belirterek, belgelerde hiçbir hata olmadığını söyledi. Prof. Çoker’in baskı altında kaldığını belirten Prof. Yılmaz, isimsiz e-posta atanların mutlaka bulunacağını vurguladı.

Haziran

Yaklaşık 1.5 milyon aday, dün üniversite kapısını aralamak için ter döktü. Saat 10.00’da başlayıp 160 dakika süren YGS’de 180’nin üzerinde puan alanlar, Haziran sonunda yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavı başarılarına göre üniversitelerde kendilerine yer bulabilecekler.
TÜRKÇE TESTİ

SOSYAL BİLİMLER TESTİ

TEMEL MATEMATİK TESTİ

FEN BİLİMLERİ TESTİ

CEVAP ANAHTARI

ÜNİVERSİTEDE eğitim görmek isteyen 1 milyon 512 bin 450 aday, dün 160 dakika boyunca sınav salonlarında ter döktü.

Saat 10.00’da başlayan sınavda adaylara Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testlerini yanıtlamaya çalıştı. Sonuçların Mayıs ayı başında açıklanmasının beklendiği sınavda 180’in üzerinde puan alanlar, Haziran’da yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)ye alınacak. Burada aldıkları puana göre üniversitelerin dört yıllık lisans bölümlerine yerleştirilecekler.

180 altı ne yapacak

180’in altında puan alanlar ise meslek yüksekokulları ön lisans programları ile açıköğretim programları ve Güzel Sanatlar Fakülteleri’ne başvurabilecek. Özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabilmek için ise YGS puanlarından en az birinin 140 ve üzeri olması gerekiyor.

YGS’de uygulanan testlere verilen cevaplar, her test için ayrı ayrı değerlendirmeye alınacak. YGS’nin değerlendirilirken her bir aday için YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6 puanı hesaplanacak.

LYS iki aşamalı olacak

LİSANS Yerleştirme Sınavları (LYS) üniversite yeni sınav sisteminin 2’nci aşamasını oluşturacak. LYS’de adayların Fizik, Kimya, Tarih, Coğrafya gibi ders başarıları ölçülecek. LYS’de ortaöğretim 9’ncu sınıf ve sonraki yıllarda okutulan konulardan sorular sorulacak. Lisans Yerleştirme Sınavları 5 ayrı oturum olarak planlandı. Her oturumda farklı bir test uygulanacak. Test grubundaki her bir test için ayrı soru kitapçıkları kullanılacak, cevap kağıdı ise ortak olacak.

Cep Telefonu Ve İnternet

Araştırmaya göre, internet en fazla, haberlere ulaşmak ve e-posta gönderip almak amacıyla kullanılıyor. Türkiye’de en fazla kullanılan bir diğer özellik ise ”eş zamanlı mesajlaşma”. İnterneti eş zamanlı mesajlaşma için kullandığını belirtenlerin oranı dünyada yüzde 31, Avrupa’da yüzde 38 olarak saptanırken, Türkiye’de her iki internet kullanıcısından biri interneti eş zamanlı mesajlaşma (yüzde 54) için kullandığını belirtti.

Öte yandan interneti, ‘’satın alınmak istenen ürün hakkında bilgi edinmek, banka işlemleri yapmak ve on-line ürün satın alma” amacıyla kullananların oranı Avrupa ve dünyada, Türkiye’ye göre çok daha yüksek. Satın alınmak istenen ürün hakkında bilgi edinmek için kullandığını belirtenlerin oranı dünyada yüzde 56, Avrupa’da yüzde 70 iken, bu oran Türkiye’de yüzde 27 olarak belirlendi.

Aynı şekilde banka işlemlerini internet üzerinden yapanların oranı dünyada yüzde 39, Avrupa’da yüzde 56 iken Türkiye’de ise yüzde 12 olarak saptandı.

Avrupa’da her iki internet kullanıcısından biri interneti alışveriş amaçlı kullandığını belirtirken, Türkiye’de bu oran yüzde 7′de kaldı.
-İHTİYAÇ DUYMAYANLARIN ORANI ÇOK AZ-
Araştırmaya göre, dünyada ve Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de yüzde 92 ile hanelerin hemen hemen tamamında en az bir cep telefonu bulunuyor.

Türkiye’de kullanıcıların yüzde 99′ı cep telefonunu aramak ve aranmak için kullanıyor. Katılımcıların yüzde 77’si mesajlaşmak, yüzde 42’si müzik ve radyo dinlemek, yüzde 33′ü takvim ve zamanını planlamak, yüzde 26’sı eş zamanlı mesajlaşma için cep telefonu tercih ediyor.

Türkiye’de cep telefonu kullanıcılarının yüzde 63′ü ”nerede olursam olayım ulaşılabilir olmak benim için önemli” derken, yüzde 76’sı güncel haberleri izlemeye önem veriyor.

”En son model bir cep telefonu taşımak başkalarına hoş bir izlenim yaratır” görüşünü savunanların oranı yüzde 17 olurken, cep telefonuna ihtiyaç duymayanların oranı da yüzde 7 olarak belirlendi.

Havalar Isınacak

Sıcaklıklar, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeybatısı ile Batı Karadeniz’de 2 ila 4 derece artacak, Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzeyinde 1 ila 3 derece azalacak, diğer bölgelerde önemli bir değişiklik olmayacak.

Rüzgar, genellikle kuzey ve kuzeydoğu, doğu kesimlerde kuzey ve kuzeybatı yönlerden hafif arasıra orta kuvvette esecek.

-BÖLGELERDE HAVA-

MARMARA: Parçalı bulutlu geçecek. Sabah saatlerinde İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Çanakkale, Bilecik, Tekirdağ ve Balıkesir çevrelerinde sis görülecek.

EGE: Parçalı ve az bulutlu geçecek.

AKDENİZ: Az bulutlu ve açık, Doğu Akdeniz’in iç kesimleri parçalı bulutlu geçecek.

İÇ ANADOLU: Genellikle parçalı, kuzeydoğusu çok bulutlu, Sivas çevreleri sabah ve öğle saatlerinde aralıklı hafif yağmurlu geçecek.

BATI KARADENİZ: Genellikle parçalı, doğu kesimleri çok bulutlu geçecek.

ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz bölümü aralıklı yağışlı geçecek. Yağışlar genellikle yağmur ve sağanak, iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak.

DOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, kuzeyi (Erzincan, Erzurum, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı, Tunceli, Bingöl, Muş) ile Van ve Hakkari çevreleri aralıklı yağışlı geçecek. Yağışlar; genellikle yağmur ve sağanak, bölgenin kuzeydoğusu ile Hakkari’nin yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak.

Kan Donduran Taciz

Bitkisel, Doğal ve Kozmetik Ürünlerde Kampanya 
 
TBMM Kayıp çocuklar Araştırma Komisyonu’ndaki vekilleri şoka uğratan bu dehşet verici öyküleri Prof. Dr. Ayşe Avcı anlattı.

Çukurova üniversitesi Tıp Fakültesi çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında görev alan Avcı, Adana’da 13 yıldır varlığını sürdüren istismar heyetinde çalışmalarını sürdürerek, adli vaka raporları veriyor. Avcı’nın araştırmalarında karşılaştığı beş olay komisyon tutanaklarına şöyle yansıdı:

CİNSEL ORGANINI YAKTILAR

“Cezaevindeki cinsel istismarcıların konulduğu koğuşlara ‘damatlar koğuşu’ deniliyor. Pozantı’da 15 yaş üstü kızlara tecavüz etmiş iki yetişkin vardı. Onların yanına bir genç çocuk koymuşlar. O da dokuz yaşında kız çocuğuna tecavüz etmiş. Bir gece o iki yetişkin dokuz yaşındaki çocuğa tecavüz eden çocuğun cinsel organını kaynar suyla yakarak infaz ettiler. Neden? ‘Bizim suçumuz daha hafifti, sen daha büyük bir günah işledin’ dediler. Böyle de kendi içinde infazlar var cezaevlerinde.”

NESİLDEN NESİLE İSTİSMAR

“10 yıl önce 12 yaş altında bir kız çocuğu görmüştüm. Dedesinin istismarına uğruyor. Bunu evin küçük erkek çocuğu görüyor ve babaya yetiştiriyor. Baba, önce söyleyen küçük oğlanı, arkasından kızı, sonra da gidip anneyi dövüyor. Adam, bize ‘Ne yapayım’ diye geldi. ‘Sen bir git annenle konuş’ dedik. Anneyle konuştu, babaanne dedi ki; ‘Yavrum sen bizim yıllarca neden o köy senin bu köy benim süründüğümüzü biliyor musun? Baban öğretmendi ve de her köyde böyle bir olay oldu, biz o yüzden hiçbir yerde barınmadık.’ Adam perişan oldu. Gitti ablasına ‘Abla ne yapayım ben?’ dedi. Hala dedi ki; ‘Sen benim niye bu kadar genç yaşta evlendiğimi zannediyorsun?’”

AGORAFOBİ HASTASI OLDU

“Bir erişkin kadın hastam var. İki çocuğunu getiriyor bana. Evden dışarı çıkamama hastalığı olan ‘agorafobi’si var. Evden dışarı çıktığı zaman bu kadıncağız sürekli tuvalete gitme hissinde, kendini kaygılı hissediyor, evden çıkamıyor. Kadıncağız 12-13 yaşlarında okula giderken taciz edilmiş.”

PROGRAMLARA KATILAN TACİZCİ

“Geçen gün bir kızcağız, boncukların satıldığı bir dükkana gidiyor. Oradan boncuk alırken, boncuk satan adam buna dokunmuş, ellemiş ve ‘Hadi içeri geçelim. Sana boncukları parasız vereyim’ demiş. Kızcağız, oradan çıktığı gibi karakola gitmiş; ‘Ben bu adamı bir kadın programında gördüm, haklarımı da biliyorum, gelin birlikte adamın yanına gidelim’ demiş. Sonrasında bu adam tutuklandı.”

CİNSEL OYUN TRAVMAYLA BİTTİ

“Mesela dün yine bir köyden bir olgu geldi. üç çocuk birbirleriyle cinsel ilişkide bulunmuş. Bunlardan biri 15 yaşını ay olarak geçtiği için suçlu kabul edildi. Aslında, ortak bir cinsel oyundu bu. üçü birlikte; fakat biri biraz büyüktü ve de en fazla travmatik olan oydu. O kadar perişandı ki, suçlu kabul edildi ve 2’si mağdur, 1′i sanık olarak geldiler. çocuklar da ne yaptıklarını bilmiyor.”

PROFESÖR ANLATTI VEKİLLER SARSILDI

PROF. Dr. Avcı’nın anlattığı beş istismar öyküsü, komisyon üyelerinin kanını dondurdu. Her uzmana konuyu anlattıktan sonra sorular soran komisyon üyeleri, bir süre kendilerine gelemedikleri için soru yöneltemediler.

Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, Avcı’nın konuşmalarının ardından, “Yüreğimiz burkula burkula sizi dinledik” dedi. CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur, “Şimdi o zaman ne yapacağız? Biz parlamenterler olarak ne yapacağız? Bunu mutlaka konuşmamız lazım” dedi.

MAĞDUR ÇOCUKLAR İÇİN KURULDU

16 üYELİ komisyon, TBMM Genel Kurulu’nun 16.02.2010 tarihli 61′inci birleşiminde kuruldu. Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kuruldu.

Danıştay Ve Kpss

Danıştay 12. Dairesi, Kılavuzda yer alan ön lisans ve lisans diploması almaya hak kazanmış adayların ortaöğretim düzeyinde sınava başvuramayacaklarına ilişkin düzenlemelerin iptal istemini reddetti, ”2008-KPSS Lisans’a başvurmuş adaylar her ne sebeple olursa olsun bu sınava da başvurdukları takdirde, bu adayların 2008-KPSS Lisans başvuruları iptal edilir, lisans düzeyinde yapılacak sınava girseler dahi sorulara vermiş oldukları yanıtlar değerlendirmeye alınmaz” şeklindeki düzenlemeyi ise iptal etti.

Dairenin gerekçesinde, KPSS’nin bilgi ölçme suretiyle Devlet memuru olmayı isteyen adayların puan esasına göre sıralanmasına yönelik bir yarışma sınavı olduğu, yarışmanın ise ancak eşitler arası yapılabileceğinin evrensel bir norm olduğu vurgulandı.

Gerekçede, ”Bunlar göz önüne alındığında, KPSS yerleştirme sisteminin temelini oluşturan ‘eşitler arası yarışma’ ilkesi gereği hukuksal durum itibariyle denk durumda olanların kendi aralarında yarışmaları ve kendi aralarında, belirtilen kadroları tercihte bulunabilmeleri sağlanmalıdır” denildi.

Bu esaslar doğrultusunda, memur alımlarında kayırmacılığın önüne geçilmesi ve objektif bir yerleştirme yapılabilmesi amacıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyacı dikkate alınarak açılan KPSS’nin, aynı öğrenim düzeyindeki adayların birbirleriyle yarışmalarını sağlayacak şekilde ortaöğretim (lise ve dengi), önlisans (iki yıllık meslek yüksek okulları) ve lisans (dört ve daha fazla süreli yükseköğrenim) olmak üzere üç düzeyde yapıldığı anımsatılan gerekçede, bu nedenle, dava konusu edilen Kılavuzda, adayların mezun durumunda bulundukları eğitim düzeyinin alt düzeyinden sınava girmelerini engelleyen hükümlerinin eşitler arasında yarışın sağlanması amacıyla düzenlendiği ve hukuka uygun olduğu kaydedildi.

Gerekçede, ayrıca, bu duruma uymayanların sınava girmeleri halinde sınav sonucu ile elde ettikleri haklarından yararlandırılmamalarının doğal ve gerekli olduğu ifade edildi.

Lisans mezunlarının tıpkı kendileri gibi lisans mezunu adaylarla bir yarışmaya tabi tutulması, lisans mezunu bir adayın önlisans veya ortaöğretim mezunu adayların girdiği sınava girmesinin engellenmesinin hakkaniyete uygun olduğu belirtilen gerekçede, şunlar kaydedildi:

”Ancak, dava konusu Ortaöğretim-Önlisans Kılavuzunda ‘2008 KPSS Lisans’a başvurmuş adaylar her ne sebeple olursa olsun bu sınava da başvurdukları takdirde, bu adayların 2008-KPSS lisans başvuruları iptal edilir, lisans düzeyinde yapılacak sınava girseler dahi sorulara vermiş oldukları yanıtlar değerlendirmeye alınmaz’ kuralına yer verilerek, lisans düzeyinden mezun olanların ortaöğretim-önlisans sınavına başvurmalarının ve bu sınava girmelerinin engellenmesi yanında, bu kişiler, kendi (lisans) düzeyindeki sınava yapacakları başvuruların iptal edilmesi ve lisans düzeyinden girdikleri sınavın da değerlendirmeye alınmaması sonucuyla da karşı karşıya bırakılmışlardır.

Bu bağlamda, lisans mezunu olarak lisans düzeyinde sınava girme hakkı bulunan bir adayın Ortaöğretim/Önlisans düzeyinden sınava girememesinin yanı sıra, lisans düzeyinden sınava katılıp kazanması halinde kamu kurum ve kuruluşları için atama yapılacak kadrolara başvurması ve Devlet memuru olarak atanması mümkün iken, bu hakkının engellenmesi durumuyla da karşı karşıya bırakılması, kamu personeli sınavlarının uzun aralıklarla açılıyor olması göz önüne alındığında adayların atamalarda aranan yaş şartını kaybetme olasılığının da bulunması karşısında, Kılavuz hükmünün bu kısmında hukuka ve hakkaniyete uyarlık görülmemiştir.”

Sonraki Sayfa »

gebze-nakliyat.com resmi web sitesi
GebzevipNakliyat - gebzenakliyat.org - web tasarim